Ortadoğu

Published by: EKA
27/11/2012 - 01:24

Mevcut saldırıların arkasındaki gayelere dair çok fazla spekülasyon yapıldı. Netanyahu yeniden seçilme şansını arttırmak için milliyetçiliği tırmandırmaya mı çalışıyor? Hamas daha radikal İslamcı çetelerin yükselişi karşısında savaşçı itibarını kanıtlamak için mi roket saldırılarını arttırıyor? İsrail ordusu Hamas'ı devirmeyi mi yoksa yalnızca askeri gücünü zayıflatmayı mı amaçlıyor? Mısır'daki yeni rejimin çatışmada oynayacağı rol ne olacak? Çatışmanın Suriye'deki iç savaşa etkileri ne olacak?

Published by: DünyaDevrimi
16/10/2012 - 00:02

Savaş karşıtı hareketin başarılı olması ve işçi sınıfının evlatlarının canlarını ve kanlarını emperyalist TC devletinin çıkarları için vermemesi her tür Esad yanlısı, popülist ve pasifist yanılsamaya karşı, yalnızca Lenin'in 1914'te Birinci Dünya Savaşı'na karşı ortaya koyduğu şiarı yükseltebiliriz:

"Emperyalist savaşa karşı devrimci sınıf savaşı!"

Filistin

Published by: DünyaDevrimi
24/11/2012 - 01:33

Aşağıda yayınladığımız yazı, İspanya'daki yakın bir EKA sempatizanı tarafından, Filistin'deki işçi hareketini anlatmak ve ondan dersler çıkartmak için kaleme alınmıştır. Bu inisiyatifi selamlıyoruz. Yaşayan nüfusa muzzam bir acı çektiren vahşi emperyalist çelişkilerin varolduğu bölgede, sınıf, proletarya, toplumsal mücadele, proleteryanın bağımsızlığı gibi kavramların, savaş, milliyetçilik, etnik çatışma, dini çelişkiler gibi kelimeler ile üzerleri örtülüyor. Bu nedenle, mevcut hareketler oldukça önem taşıyor ve bütün ülkelerdeki işçiler tarafından bilinmesi gerekiyor.

Ulusal Sorun

Published by: DünyaDevrimi
14/11/2012 - 23:53

Açlık grevleri bir kez daha göstermiştir ki Kürt sorununa ne TC devleti içerisinde, ne PKK'nin eylemleri sonucu, ne de genel olarak kapitalist düzen içerisinde bir çözüm getirilmesi mümkün değildir. Burjuva aktörlerin davranışları yalnızca sorunu daha da derinleştirmeye yaramaktadır.

Kitap Değerlendirmesi

Published by: DünyaDevrimi
15/11/2012 - 00:09

Kitap, Kirov'un ölümünün Stalin için nasıl bir işleve sahip olduğunu ve Kirov'un cesedinin Stalin'in elinde muhalefeti bastırmak için bir sopaya dönüşmesi sürecini, yargılamaları ve cinayetin troçkizimle ilişkilendirilmesini anlatmakta. Kirov, Stalin için güçlü bir muhalif olmasa da popüler bir lider olması, sol muhalefete Stalin kadar sert bakmıyor olmasından kaynaklı devre dışı bırakılması gereken biri olarak değerlendirilebilir.

Kuzey Afrika

Published by: DünyaDevrimi
18/10/2012 - 22:23

Mısır'daki işçi mücadelelerinin önündeki tehlikeler oldukça net. Bir yanda, Askeri Yüksek Konseyi ile Mursi, onların arasındaki sarkaçta gidip gelen sendikalar ve milliyetçi/ulusalcı söylemleriyle burjuvazinin uşağı sol kapitalistler, bir yanda ise işçi sınıfının, devletin bütün aygıtlarının güdümünden bağımsız, enternasyonalist hareket alanı.

Film Değerlendirmesi

Published by: DünyaDevrimi
02/09/2012 - 23:18

Nolan'ın üçlemesi, ana hikayesi sıradan bir suçlu tarafından öldürülen aşırı zengin ailesinin intikamını almak için yarasa benzeri bir kostüme bürünen mirasyedi milyarder Bruce Wayne'in suç ile savaşı olan Batman çizgi romanının kimi daha iyi, kimi daha kötü fakat hiçbiri suça karşı basit ve basmakalıp bir tutum harici mesaj taşımayan pek çok filminden içeriğiyle ayrılıyor. Nolan'ın üç filmi arasında ise, en siyasi sayılabilecek olanı Kara Şövalye Yükseliyor. Bu nedenlerle bu filmin bir değerlendirmesini yazmayı uygun bulduk.

Sınıf Mücadelesi

Published by: DünyaDevrimi
29/08/2012 - 00:00

 

 

 

 

 

Zaten başında beri sendikanın dışında hareket alanı bulan ve bu alanın öz-inisiyatifinde hayat bulan grevin en önemli kazanımlarından birisi de işçilerin kendi mücadelelerini kendi ellerine alma inisiyatifini göstermiş olmaları. Nitekim sendikaya dair eleştirileri de artık bu konunun işçiler arasında yerleşik bir mesele haline gelmiş olduğunu ifade ediyor: Mücadelemizde sendikaya ihtiyacımız yok!

Published by: DünyaDevrimi
09/07/2012 - 08:25

Yaklaşık 500 bin kamu işçisinin katılımıyla gerçekleşen 23 Mayıs kamu işçileri grevinin de zam dışında en temel taleplerinden birisi de grev hakkıydı. THY işçileri ise grev yasağı için eylemdeydi; bu iki gelişmede de sendikaların temel rolü, olgunlaşan dinamiği yalnızlaştırarak işçi sınıfının diğer kesimleriyle buluşturmamaktı. İşçileri sektörler biçiminde bölen bu sendikalar, yakın tarihlerde olan bu iki eylemde de ortaya çıkan enerjiyi sektörel sınırlar içerisinde eritmeye çalıştılar.

Güney Afrika

Published by: DünyaDevrimi
25/08/2012 - 22:35

Tabii ki unutmamamız gereken bir nokta da var ki; o da dönemin sömürülen ve aynı zamanda devrimci olan tek sınıfı olarak proletaryanın mücadelesi uluslararası bağlamdan asla kopartılamaz. O devrimi ya enternasyonal bir tarzda çözecektir ya da çözemeyecektir. Güncel mücadeleler ne kadar gurur kırıyorsa kırsın, ne kadar umut köreltiyorsa köreltsin ya da ne kadar umut verici olursa olsun hem mücadelenin derslerini çıkartmak en acil görev olarak önümüzde duruyor olacak, hem de mücadele, dünyanın şu ya da bu kısmında sürmeye, işçi sınıfının mücadelesi “dans etmeye” devam ediyor olacak.

Kriz

Published by: DünyaDevrimi
16/08/2012 - 22:49

Demokratik devlet yalnızca kapitalist sınıfın çıkarlarına hizmet ediyor ve bunu yapmak için iki eli var: sağ eli bizi ezmek ve her tür kalkışma çabamızı bastırmak için kullandığı polisten, cezaevlerinden, mahkemelerden, yasalardan ve bürokrasiden oluşuyor. Sol eli ise her tür ideolojiden, bağımsız olduğu iddia edilen sendikalardan, bizi koruması icap eden toplumsal uyum hizmetlerinden, kısacası bizi aldatan, bölen ve moralimizi kıran yanılsamalardan oluşuyor.

Demokrasi Yalanı

Published by: DünyaDevrimi
21/07/2012 - 19:50

Genç kuşak dünyanın çeşitli bölgelerinde, içinde bulundukları koşullar karşısında kızgınlıklarını dile getirerek, örneğin aralarındaki kitlesel işsizliği, tehlikeli iş şartları için ödenen az ücretlere karşı protosto ederken, çeşitli bilgisayar sayfaları ve medyada giderek daha fazla kapitalizm yıkılmadan başka bir dünya mümkün gibi yeni çözümler duyuyor ve okuyoruz.

“Bu sistemde 'gerçek demokrasi' mümkün“ (Attac sitesinden).

Kısmi Mücadeleler

Published by: DünyaDevrimi
07/07/2012 - 17:00

ABD'den çok yakın bir destekçimizin yazdığı bu yazının çevirisini yayınlıyoruz. Eşcinsellerin durumuna dair sınıf temelli bir yaklaşım geliştiren bu yazı, ABD'deki durum örneğinden hareket etse de, içeriğinin Türkiye'deki tartışmalar açısından da fazlasıyla önemli olduğu kanısındayız. - EKA

Kadın

Published by: DünyaDevrimi
05/07/2012 - 23:38

Patriyarka, Engels'in ifadesiyle sınıflı toplumun en eski biçimi ve bir toplumsal baskı aracı olarak, bugün kapitalizme genel olarak da sınıflı topluma içkindir. Bugün, ev kadınının emeğini sömüren kocası olan erkek işçi değil, erkek işçinin patronudur, çünkü ev kadını erkek işçinin emeğini yeniden üretebilmesini sağlayan kişidir, dolayısıyla erkek işçinin ürettiği her ürüne o da değer katar.

Published by: DünyaDevrimi
05/07/2012 - 23:28

Bir Avrupa Futbol Şampiyonasını daha geride bıraktık. Polonya ve Ukrayna'da düzenlenen turnuvaya Türkiye'nin katılamaması nedeniyle ülkedeki çocukların, bebeklerin ve genel olarak milli maç sonrasında pencereye yakın olmak veya dışarıda olmak gafletini gösterecek insanların havaya atılan kurşunlar sonucu ölme riskinde belirgin bir yükseliş olmazken, ülkede yaşayan yabancılar, kendi ülkelerinin milli takımını destekledikleri için linç edilme tehlikesinden de bir kaz daha kurtulmuş oldular.

Published by: DünyaDevrimi
01/07/2012 - 17:32

Vasıf Öngören'in 1977'de yazdığı tiyatro oyunundan 1988'de yönetmen Başar Sabuncu tarafından beyaz perdeye aktarılan Zengin Mutfağı, özgünlüğüyle Türkiye siyasi sinema tarihinde önemli bir yer sahibi olan bir film. 15-16 Haziran işçi kalkışması esnasında başlayan filmin tamamı bir fabrikatörün mutfağında geçiyor. Biz de, 15-16 Haziran'ın yıldönümü vesilesiyle bu filmi hatırlamak ve hatırlatmak istedik.

Published by: DünyaDevrimi
22/06/2012 - 16:26

Emeğin militarize oluşunun en uç göstergelerinden biri olarak tekstil sektörü hemen hemen ağırlıklı olarak varolduğu bütün ülkelerde işçi sınıfına aynı kaderi yaşatıyor. Düşük ücretler, uzun çalışma saatleri ve üst üste mesailer ile bitkin düşen işçiler hem yeterli beslenemiyorlar, hem de sağlıksız koşullarda çalışmak zorunda kalıyorlar.

Published by: DünyaDevrimi
22/06/2012 - 16:15

Ancak her şeyin yanında ve temelinde görünen tek şey var ki, o da Asturias'taki maden işçileri kapitalizmin krizine karşı cevap üretmeye çalışıyor; sınıf, dünyanında her yanından artık bizler için hiçbir şey önermeyen kapitalizme karşı çıkış arıyor: “Bizler meta değiliz!, Sisteme Madreñazu!

Published by: DünyaDevrimi
07/06/2012 - 19:34

Ekonomi yavaş dağılmasına devam ettikçe işçi sınıfı bir seçim ile yüzleşecek: pasif kalmak ve umutsuz bir sistemi sürdürür kılmak için daha aşırı fedakarlıklar yapmak; ya da kolektif çıkarlarını savunmaya başlamak, kapitalizmin taleplerine karşı koymak ve ekonomik sona gerçek bir çözüm getirmek: toplumun devrimci dönüşüm.

Published by: DünyaDevrimi
07/06/2012 - 19:17

Fantastik edebiyat ve bilim kurgu edebiyatı, uzun yıllardır siyasi çevrelerce, çok da haksız olmayan nedenlerle bir kaçış edebiyatı olma yaftasına maruz kaldı. Şüphesiz, insanın ancak düşlerinde görebildiklerini bir gerçeklik olarak betimleyen bu iki edebiyat türünün de, sırf bu yönleriyle dahi böylesi bir yaftaya en azından açık kapı bıraktığını söylemek mümkün olacaktır.

Türkiye Komünist Partisi’nde Sol Kanat

Published by: DünyaDevrimi
13/11/2012 - 00:08

Yeşil Ordu içerisinde yer alan muhalif İttihatçılar, temelde Mustafa Kemal'in etrafında oluşmuş bloğun içerisinde kendilerine yer bulamadıkları için böylesi bir işe girmişlerdi. Ortada hem tehdit unsuru, hem de baştan istedikleri iktidara dahil olma şansı olunca, Mustafa Kemal'in bu kanadı kazanması zor olmayacaktı. Böylelikle Çerkez Ethem'e yalnızca Yeşil Ordu'nun üçüncü grubu, yani Mustafa Kemal'e muhalefetlerinde ve Sovyet yanlılıklarında daha ciddi olanlar kalıyordu. Bu grup ise mağlup olmuştu ve meclis içerisindeki milletvekili sayısı bir avucu geçmiyordu. Çerkez Ethem'in Ankara'daki iddiası, neredeyse başlamadan bitmişti.

Published by: DünyaDevrimi
04/11/2012 - 21:27

Mustafa Kemal, daha 1919'da sarf ettiği bu sözlerle, kuracağı devletin ideolojisinin 'imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz' kısmının nereden geldiğini de göstermekteydi. Lenin ve yoldaşlarının ulusal sorun konusundaki tutumları, onların diplomatik ilişkiler tarihinde pek karşımıza çıkmadığı şekliyle, Mustafa Kemal'in lafazanlığına adeta tav olmalarına neden olmuştu. Oysa Mustafa Kemal, kendisi ve arkadaşları için Sovyet Rusya ile ilişkinin ne anlama geldiğini sonrasında gayet net bir şekilde ortaya koyacaktı: “O zaman bir sırat köprüsü geçmek zorundaydık. Meşhur sözdür, köprüyü geçene kadar... dayı dedik vesselam!”

Published by: DünyaDevrimi
24/10/2012 - 17:04

 

 

 

 

 

Kapitalizmin yıkımını ve dünya genelinde ortak bir geleceği öngörmesiyle, bu çevre diğer sosyal demokrat çevrelerden ayrılmaktaydı. Bununla birlikte yine aynı sayıda, partinin önde gelen ismi Ethem Nejat'ın yazdığı bir yazıda şu ifadelere yer verilmekteydi:

"Nüfusumuzun yüzde doksan beşi proletarya olan Türk'ün, menfaat ve refahını  sosyalizmde araması pek makul ve doğru bir çaredir."

Published by: DünyaDevrimi
07/10/2012 - 16:18

1. Dünya Savaşı sonrası koşullar, Anadolu'da Kemalist hareket olarakanılacak bir milli kurtuluş hareketinin oluşumuna yol açacaktı. Tamamen burjuva bir hareket olan, Osmanlı İmparatorluğu'nun eski egemenlerinin bir kesimince yönetilen bu hareket, 20. yüzyıl boyunca dünyanın çeşitli yerlerinde baş gösterecek ulusal kurtuluş hareketlerinin bütün tipik özelliklerini gösteriyordu. Her ne kadar TC'nin kurucu efsanesine göre bu hareket “yedi cedde karşı anti-emperyalist bir destan” olsa da, gerçekte Mustafa Kemal ve arkadaşları, mümkün olur olmaz ilk anlaşabilecekleri emperyalist devletle işi pişirmekten rahatsızlık duymayacaklardı.

Published by: DünyaDevrimi
14/07/2012 - 15:31

Proletarya diktatörlüğünün birleştirici araçları işçi konseyleridir. Bu organlar, eğer proletaryanın öz-örgütlülüğüne götüren bütün bir süreci anlayacaksak, netleştirmemiz gereken birçok karakteristiği barındırmaktadır.

Published by: DünyaDevrimi
22/06/2012 - 16:04

Neticesinde ve “toplamda, Rus Devrimi tamamen sosyalist devrimin mekanizması sorunu için yeni bir yol teşkil etmektedir. Bu sorun uluslararası tartışmalarda üstün olmalıdır. Bu tartışmada Kronstadt konusu layık bir konuma sahip olabilir ve olmalıdır da.”

Published by: DünyaDevrimi
14/04/2012 - 15:31

Dünya Devrimi'nin 8. sayısında yayınladığımız ve Suriye'deki gelişmeler ekseninde belli bir gündem oluşturan son durumun değerlendirmesini yaptığımız Ortadoğu Dosyası üst başlığını taşıyan yazımızın 2. kısmını yayınlıyoruz.

Published by: DünyaDevrimi
06/04/2012 - 14:35

Bu yazı, 2011 yılı toplumsal hareketlerinin önemi hakkında daha geniş bir tartışmaya katkıda bulunmak için onların geçici bir bilançosunu çizmeye çalışan uluslararası bir değerlendirmedir. Günümüz hareketleri proleter mücadelenin iki yüzyıllık deneyimi ve toplumsal özgürleşmeye yönelik girişimlerinden, onları eleştirel olarak gözden geçirerek faydalanabilir. Yol uzun ve muazzam engellerle dolu ki bu olgu akla İspanya'da tekrarlanan “Yavaş gidiyor değiliz, uzağa gidiyoruz” sloganlarını getiriyor. Şimdi, kapitalizmin yerine başka bir toplumun gelebileceğini netleştirecek yeni hareketleri bilinçli bir şekilde hazırlamak için, hiçbir kısıtlama olmadan ve yüzleri karartmadan mümkün olan en geniş tartışmayı başlatmak zamanıdır.

Published by: DünyaDevrimi
31/03/2012 - 01:12

20 Ağustos 1940’ta Troçki, Stalin’in madunlarından biri tarafından katledildi. İkinci emperyalist savaş henüz başlamıştı. Bu makalede yıl dönümü modasından biraz taviz verecek de olsak; amacımız sadece proletaryanın büyük bir figürünü hatırlamak değil, aynı zamanda onun bazı hatalarını ve savaşın başında tutunduğu politik tavırlarını incelemek.

Published by: DünyaDevrimi
14/03/2012 - 01:22

Dünyada yaşanan ekonomik krizin etkisiyle sarsılan K. Afrika ülkeleri geçtiğimiz yılı toplumsal çalkantılarla ve olaylarla geçirdi. Tunus'lu Boazizi'nin kendini yakmasıyla başlayan toplumsal ölçekteki olaylar, hala sönümlenmedi. Bu olaylar Akdeniz'e kıyısı olan birçok ülkede iktidarları, hatta rejimleri değiştirdi. Toplumsal rahatsızlıkların ve çatışmaların son bulmadığı ülkeler olan Mısır ve Suriye üzerine tekrar bir değerlendirme yapmanın şöyle bir anlamı olacak; özellikle Mısır’ın Port Said şehrindeki futbol provokasyonu, sokakların yeniden alevlenmesi, Suriye'deki savaşın arka planı, bölge ve emperyalist ilişkiler içindeki konumunu tahlil etmek gerekiyor. Sıcak gelişmelerin ve emperyalist gerilimlerin, hatta ABD ve AB'deki ekonomik kriz kadar dünyanın gözünü ve kulağını diktiği bu bölgedeki diğer çekişmelere de değineceğiz. İran'ın bölgedeki saldırgan dış politikası, Türkiye'nin bölgesel aktör olma çabaları ve Suriye savaşında taraf olması, muhalifleri desteklemesi ve diğer ülkelerin tutumlarına değinerek Ortadoğu’da olup bitenlere bir anlam vermeye çalışacağız.

Published by: DünyaDevrimi
11/03/2012 - 15:19

"Bir sonraki patlama şüphesiz gelecek ve şiddetli olacak. Kesinlikle hiçkimse kurtarma planlarına inanmıyor. Pazarların tıka basa dolduğu ve borsaların sonlandığı biliniyor. Ekonominin nasıl kurtarılacağı esnafın umrunda bile değil. Bu şartlarda bizim işimiz para kazanmak. Her gece rüyamda konjuktürel gerilemeyi görüyorum. 1929 patlamasında çok az insan kazanç elde etti, bugün bunu yalnızca elit kesim değil, herkes yapabilir. Bu ekonomik kriz kanser gibi.

Published by: DünyaDevrimi
13/11/2011 - 23:06
Zucotti Parkı'nda bir Kitle Meclisi
Wall Street İşgali hareketi, son dönemde gündeme damgasını vuran olaylardan bir tanesi. Geçtiğimiz Eylül ayından itibaren, ABD'de binlerce eylemci Manhattan merkezinde bulunan ve Wall Street'in birkaç sokak ötesinde olan Zucotti Parkı'nı işgal etmiş durumdalar. Eylemler an itibariyle Kuzey Amerika'da yüzlerce şehre yayılmış durumda. İşgallere, eylemlere ve onlarca yıldır ABD'de görülmemiş bir öz-örgütlülük ve doğrudan katılım düzeyinin ifadesi olan kitle meclislerine onbinler katıldı. Sömürülen ve öfkeli nüfus sesini yükseltti ve kapitalizmin zararlarına karşı öfkesini gösterdi. Wall Street İşgalinin uluslararası etkisi de göz ardı edilemez: dünya kapitalizminin en önemli merkezinde, Avrupa ve Kuzey Afrika'da yükselmiş sloganların ve öfkenin bir yankısı yükseldi.
Published by: DünyaDevrimi
11/11/2011 - 00:45

Yunanistan'da Neler Oldu? Geçtiğimiz haftalarda, Stalinizm belasının gündeme bir kez daha geldi. Bu metnin yazıldığı sırada manşetler Yunanistan başbakanı Yorgo Papandreu ile ana muhalefet lideri Andonis Samaras'ın ülkeyi erken seçime götürecek bir koalisyon hükümeti üzerinde anlaştığını yazmaktaydı. Birçok Avrupa ülkesi gibi ağır bir borç bataklığında debelenen Yunanistan kapitalizmi çözümü bu yolla arayadursun, geçtiğimiz ay bu ülkede yaşananlar adeta işçi sınıfının ajandasına bir not olarak düşülmesi gereken, değerli ve ders verici öneme sahip olayları da içerisinde barındırıyorlar.

Published by: DünyaDevrimi
20/10/2011 - 00:23
logo.jpg

Geçtiğimiz EKA kongresinin kabul ettiği bildirge ilkin gerçekliğin, kapitalist sınıfın liderlerinin 20. yüzyılın son on yılının başında, özellikle de "Şer İmparatorluğu" olarak adlandırdıkları, "sosyalist" olma iddiasındaki emperyalist bloğun çöküşünden sonra yaptıkları iyimser öngörüleri nasıl kategorik olarak haksız çıkardığını vurgulamıştı. Baba George Bush'un 1991 yılının Mart ayında "uluslararası hukuka" dayanan "Yeni Dünya Düzeni"nin doğuşunu ilan ettiği ünlü beyanının şimdi, kapitalist toplumun içine çekildiği büyüyen karmaşa ortamında ne kadar sürreal gözüktüğünü vurgulamıştı.

Enternasyonal Komünist Akım

Published by: DünyaDevrimi
23/08/2012 - 00:15

Bizim kesin bir biçimde cevap vermemiz gereken soru şudur: kapitalizmi nasıl yıkarız, bu sonuca doğru nasıl hareket edebiliriz ki bütün süreç boyunca proletarya kontrolü elden bırakmasın?

(Komünist Enternasyonal 3. Kongresi’nde Alman Komünist İşçi Partisi Sunumu, 1921)

Ulusal Sorun

Published by: DünyaDevrimi
16/08/2012 - 23:19

Tek çözüm, işçilerin, emir alanların, öl denilenlerin işverenlere, emir verenlere, öl diyenlere, yani hakim sınıfa ve bütün emperyalist devletlere karşı birleşmesi. Burjuvazinin milliyetçiliğine karşı proletaryanın tek silahı var: enternasyonalizm. Emperyalist savaşa karşı proletaryanın tek seçeneği var: sınıf savaşı. Çöken ve çürüyen kapitalizm, dünyanın önüne iki seçenek koymuş durumda: ya insanlığın sefalet, kan, ölüm ve barbarlık içinde boğulması, ya da proleter dünya devrimi.

Kadın

Published by: DünyaDevrimi
11/08/2012 - 02:18

Bugün temelde hala ataerkil nitelikte olan bir toplumda, kadının çektiği çile büyük önem taşımayı sürdürmektedir. Dünya genelinde, evlilik içi şiddet, ritüel genital mütilasyonlar, aşırı dincilik benzeri gerici ve köhne ideolojiler hüküm sürmeye, hatta gelişmeye devam etmektedir.

Enternasyonalist Anarşizm

Published by: DünyaDevrimi
07/08/2012 - 00:33

Birkaç yıldır, bazı anarşist birey ve gruplar ile EKA, tartışma için açık ve kardeşçe bir şekilde birçok engeli aşmayı başardı. Anarşizm ve marksizm arasındaki karşılıklı ilgisizlik ve reddediş yerini tartışma isteğine, diğerinin pozisyonlarını anlama ve uzlaşı ve ayrılık noktalarının dürüstçe ifade edilmesine bıraktı.

Burjuva Solu

Published by: DünyaDevrimi
22/07/2012 - 15:02

Marksistler, en başından beri, farklı biçimlerde olsa da burjuva solunu tanımlamışlardır. Bugün bizim burjuva solu tanımımız da marksizmin tarihi boyunca bu olguyu yorumlayışından gelmektedir. Burjuva düzeni savunmadığını iddia edenler dahi, genellikle burjuva demokrasisi ve genel olarak demokratikleşme konuları üzerinden aslında kapitalist düzeni savunmaktadırlar. Burjuva güçler arasındaki savaşlara karşı olduklarını söyleyenler de, ulusların kendi kaderini tayin hakkı üzerinden çatışmalardaki burjuva milliyetçisi taraflara destek vermektedirler. Yaptığımız tanım sosyal demokrasi, Stalinizm, Maoizm, Troçkizm ve arada, ortaya kalan bütün siyasi eğilimleri kapsar.

Published by: DünyaDevrimi
21/07/2012 - 20:46

Bir süredir EKA Türkiye Şubesi olarak sürdürdüğümüz ve geçmişten günümüze sol kapitalistlerin tarihte işçi sınıfının çıkarları ve mücadelesinin karşısında nasıl bir yeri temsil ettiğini açıklamaya çalıştığımız tartışmalarımızın bir özet halini yayınlıyoruz. "Burjuva solu, tarihi boyunca kapitalist düzene hep hizmet etmiş, iyi niyetli insanları gerçek proleter mücadele saflarından uzak tutmaya çalışmış, açıkça veya örtük biçimde kapitalist toplumun çıkarlarını savunmuştur. Gelecekte de işçi sınıfı, solcu düşmanlarına sağcı düşmanlarından farklı muamele etmeyecektir." - EKA Türkiye Şubesi