Tekel İşçileri Tek-Gıda İş Sendikası Önünde

See also :

 

Pazar günü, direnişimizin 14. gününde; saat 15.00'te bir grup arkadaşımızla Türkan Albayrak'ın direnişinin 100.gün etkinliğine katıldık. Aynı saatlerde Bilgesu Erenus çadırlarımıza ziyarette bulundu.
Saat 18.00'de Galatasaray Lisesi önünde toplanarak, taksim tramvay durağına meşaleli bir yürüyüş yaptık. Taksim metrodan sloganlarımızla çıkarak, sloganlarla ve tekel bayrağımızla toplanma yerine gittik. Tekel işçisinin yanında olan birçok demokratik kitle örgütü, aydın ve sanatçılar da destek verdiği yürüyüşte yaklaşık bin kişi vardı.
Sırrı Süreyya Önder, Cezmi Ersöz, Bilgesu Erenus, Sadık Albayrak, Memet Esatoğlu, Limter-İş Başkanı Kamber Saygılı, Türkan Albayrak destek konuşmaları yaptılar.
Açıklamada okuduğumuz basın aşağıdadır.

 

2. TEKEL Direnişinin 14. Gününde Yapılan Basın Açıklaması Metnidir

 

İş, Güvenceli İş Ortamı, Yeterli Ücret İçin 4 C İptal Edilsin!

Haklarımızı, Birleşik Mücadeleyle Alabiliriz:

İşçiler Sendika Yönetimine!

 

17.10.2010

Değerli Basın Emekçileri,

78 günlük Ankara Direnişimiz, işçi iradesi yok sayılarak 2 Mart'ta sona erdirilmişti.

 

2 Mart'ın üstünden 6 aydan fazla zaman geçti. Hükümet 4 C dayatmasından vazgeçmedi. Hala işimiz yok. Sağlık ve sigorta haklarımızdan yararlanamıyoruz. Sosyal güvencemiz yok.

 

TEKEL işçisi ne istiyor? İş, iş güvencesi, sendika hakkı. İnsanca yaşayacak ücret.

 

Hükümet ne veriyor? İşsizlik, güvencesizlik, sendikasızlaştırma ve sefalet ücreti.

 

Sendika ne yapıyor? Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun sonucunu bekliyor! Mücadele etmek isteyen işçileri "provokatör, eşkıya" diye suçluyor. Sendikaya işçilerin girişini polis marifetiyle engelliyor.

 

Değerli Basın,

AKP hükümetini iktidarı boyunca hiç yaşamadığı kadar zor duruma sokan TEKEL işçileri, ağır bedeller ödeyerek yürüttükleri 78 günlük zorlu mücadeleyi "tarihte bir olay" ya da çocuklarımıza anlatacağımız bir anı olsun diye yapmadık. Bu mücadelemiz sırasında ölen işçiler oldu. Ailelerimizden intihar eden çocuklarımız oldu. Yanlarında olsaydık önleyebileceğimiz maddi, manevi bir çok olay yaşadık.

 

Kararlılığımızı AKP hükümeti de gördüğü için 4 C'de kısmi değişiklikler yapmak zorunda kaldı. Ancak 4 C ortadan kalkmadı, işimiz ve iş güvencemiz hala yok.

 

Değerli Basın,

Sendikamızın mücadeleden havlu atmış olmasına öfkeliyiz. Bizi yarı yolda bırakmasına kızgınız. Bugün Tek Gıda-İş Genel Merkezinin önünde bekleyişimizin 14'üncü günü. Gelip görenler bilecektir, çadırlarımızı kurduk ve kadrolu iş hakkımız verilene kadar mücadele edeceğimizi ilan ettik.

 

Holding gibi sendika binasında bizim aidatlarımızla yaşayan sendikacılar sıcak odalarında yaşarken, bize sendikanın kaldırımında, yağmurun altında, soğukta çadırlarda yaşamak düştü.

 

İşçiler sendikalarına giremiyor. Sendika binası çevik kuvvet otobüsleri, zırhlı araçlar, tazyikli su panzerleriyle korunuyor. Kimden korunuyor? Bizden, işçilerden. Ankara'da polis yine karşımızdaydı ama sendika yanımızdaydı. Şimdi sendika da karşımıza geçti. Bu işte bir terslik yok mu?

 

Soruyoruz: 1 Nisan'da açıkladığı eylem takvimini, her ay Ankara'da olacağız, Ağustos'tan sonra süresiz olarak yeniden Ankara'dayız diye eylem kararını kamuoyuna açıklayıp sonra da uygulamayan sendika olur mu? Aldığı kararları uygulaması için demokratik baskı yapan işçilere, üyelerine "eşkıya" diyen sendika olur mu? Üyesini sendika binasına sokmayan sendikacı olur mu?

Kimse aklından çıkartmasın: Eğer Mustafa Türkel diye bir genel başkan, Tek Gıda-İş diye bir sendika varsa, işçilerin sayesinde var. İşçiler yoksa sendika da yoktur!

 

Değerli Basın,

Anayasa Mahkemesinin 4 C'yi iptal edeceğini, TEKEL işçilerine kadrolu iş olanağı vereceğini kimse iddia edemez. Özellikle referandumun ardından bu ihtimal daha da azalmıştır. Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmış olması mücadele etmemize engel değil.

 

Nitekim 4 C'nin iptal başvurusu yüksek mahkemeye yapıldıktan sonra sendikanın kararıyla 1-2 Nisan'da Ankara eylemini yaptık. Tek Gıda-İş her ay Ankara'da olacağız eylem kararları, dava mahkemedeyken karar altına alındı.

 

Tek Gıda-İş yönetimi aldığı kararları uygulamayarak işçiden koptu. Mücadeleden vazgeçti. İşçinin gözünde iki Mustafa yani "Kumlu ve Türkel" arasında  fark kalmadı.

 

Değerli Basın,

TEKEL mücadelesinin bize öğrettiği bir gerçek, sayımız ne olursa olsun, haklı ve meşru bir mücadele her zaman başarıya ulaşacaktır. Bu nedenle bugün binlerce işçinin vicdanı, kararlılığı ve temsiliyetiyle bu mücadelede yer alıyoruz.

 

İkincisi, işçilerin hükümete ve patronlara karşı mücadelesinin önündeki en büyük engellerden biri sendika yönetimleri. Sendikalarda koltuk çıkarları işçilerin çıkarlarının üzerinde yer alıyor. Yolsuzluklar almış başını gidiyor. Sendikalar denetlenemiyor. İşçiler sendikalarına giremiyor. Sendika bürokrasisi işçinin önüne geçen, onu frenleyen en önemli güçlerden biri.

 

Öyleyse, mücadelemizi büyütmeliyiz. Sendika ağaları tabii ki bize engel olacak. Sayımızı çoğaltmak, birlikte mücadele edersek mümkündür. İşçi sınıfından yana tüm sendikacıları, demokratik kitle örgütlerini, siyasi partileri ortak hedeflerimiz için yan yana gelmeye çağırıyoruz. Bundan böyle ağa, ağayı, bürokrat bürokratı, işçi işçiyi destekleyecek.

 

Demokratik, şeffaf, kirlenmemiş bir sendikaya olan ihtiyaç çok açık. Tüm sendikalarda işçilerin ve emekçilerin denetimini sağlamak üzere birleşmeliyiz. Sendikalar, işçiler için sendikacılara bırakılmayacak kadar önemlidir. Hak alıcı bir işçi hareketi için, işçilerin sendikalaşmasını destekleyelim, sendikaların başındaki bürokratları kovalım.

 

Herkese iş, iş güvencesi, güvenli gelecek için, 4 C kaldırılsın!

İş, güvenceli iş ortamı için birleşik mücadeleye! Yaşasın İşçilerin Birliği!

 

TEKEL İŞÇİLERİ

TEKEL GÜNLÜĞÜ

DİRENİŞİN 17. GÜNÜ - 20.10.2010

 

Yine; yeni bir güne günaydın, diyerek kalktık. Pınar Sağ geldi ziyaretimize. Yanımızda olduğunu ve bizi desteklediğini söyledi. Akşam saatlerinde 2 arkadaşımız HSGGP'ye tekel direnişiyle ilgili bildirilerimizle bilgi vermeye gitti. Bizi destekleyeceklerini söylemişler. Bir arkadaşımız da gene aynı platformun merkez toplantısına gitti. Bizim de içinde olduğumuz 4 gündem maddesi tartışılmış. Onlar toplantıdayken bir gurup genç geldi ziyaretimize şarkılar türküler söyledik. Halaylar çektik.

HSGGP'de, Cumartesi akşamı 18.30'da AKP'ye bir yürüyüş düzenlenmesi kararı alınmış. Boş durmak yok.

 

 

DİRENİŞİN 18.GÜNÜ - 21.10.2010

 

Yoğun bir gündü. Sabah kahvaltı yaparken Metin'e telefon geldi.

Cumhuriyet gazetesine Mustafa Türkel bir demeç vermiş. Gazeteyi aldık, aynen şöyle yazıyordu: Anayasa Mahkemesi'nin kararını beklediklerini, söz konusu işçilerin (yani bizim) ne yapmaya çalıştığını anlayamadığını söylemiş. Aynı zamanda " Tekel Direnişi boyunca, direnişi provoke etmek isteyen bir grup, neredeyse hareketi sekteye uğratmaya çalışıyorlar, söz konusu işçilerin ne yapmaya çalıştıklarına anlam veremiyorum" demiş.

Bunun üzerine basını da köşe yazarlarını da arayarak haber yapmalarını istedik. NTV geldi. Cumhuriyet gazetesiyle birlikte Pınar Sağ geldi. Dün söz vermişti ıspanak pişirmiş bize. Oldukça güzel ve lezzetliydi. Ellerine sağlık Pınar Sağ. Güzel sesinden de türküler söyledi.

 Elektirik Mühendisleri Odası'ndan  geldiler . Kahvaltılık getirmişler.

 

 

DİRENİŞİN 19. GÜNÜ - 22.10.2010

 

Yine yazılar, yazılar. Türkel sessizliğini bozdu. 3 gündür gazetelerde demeçleri var. Sürekli bize  saldırıyor. Ne olduğumuzun belli olmadığından, ne yapmaya çalıştığımızı anlamadığına kadar her şeyi haykırıyor basına.  Çizmeci Gıda'da ki işçilerin direnişini de 16. gününde mücadeleye sokakta devam edeceğiz diye bitiren bir Türkel klasiğine daha tanık olduk bu sabah.

Akşam Kadıköy'de Moğollar'ın konseri vardı. Cahit  Berkay'la görüştük direnişimizin duyurusunu yaptık. Ardından da NTV 'yi ve Levent Kırca'yı aradık tv programı için, yardımcı olacaklar.

Akın Birdal'la görüştük. Hafta içi meclise çağırdı. Biz bu direnişi onurumuzla bitirdiğimizde karşımızdaki herkes utanç duyacak kendisinden.

 

 

DİRENİŞİN 20.GÜNÜ - 23.10.2010

 

   Yoğun bir gün. Akşam yürüyüş var, Şişli Camisi'nden AKP ye. Çadır kalabalıktı bugün.  Gençler yardıma geldiler.  Pankartlar, dövizler hazırlandı yola çıktık hep birlikte. Şişli Camisi'nin önünde toplandık. Yürüyüş pozisyonuna geçtik kalabalıktı. AKP'nin  önünde Tek Gıda'nın önü gibi polis barikatıyla kapanmıştı. İski , İtfaiye İşçileri, Aynur Çamalan  tersane işcileri vardı, Türkan Albayrak da oradaydı. Grup Yorum da geldi. Türkan Albayrak konuşma yaptı. Basın açıklamamızı Hüseyin Abi okudu yürüyüş bitince çadıra döndük.

 

 

DİRENİŞİN 21. GÜNÜ - 24.10.2010

 

Bugün sessiz sakin bir gün. Ara ara ziyaretçiler gelip gidiyor. Akşam arkadaşlarla toplantı yaptık güzel bir sohbetti ama üşütmüşüm. Keyifsizdim ve de çok başım ağrıyordu.

Tersane işçilerinin basın açıklaması vardı. Arkadaşlardan bir kısmı destek için gittiler, çok istediğim halde gidebilecek durumda değildim, bir ağrı kesici aldım yattım, uyumuşum. Kalktığımda baş ağrım kesilmişti.

Buraya gelen  arkadaşlarla  sohbet ettik, anlamlıydı. Arkadaşlar da gelince "Demir Çeneli Melekler" diye bir film vardı onu izledik. Şu anki durumumuzla ilgili çok güzel mesajlar veriyordu. Beynimin bir köşesine kazıdım. Kadınların seçimlerde oy kullanma hakkıyla ilgili bir filmdi. Çok mücadele verdiler. İnançlı ve kararlıydılar. İşkencelere maruz kaldılar ama o inançlılık ve kararlılık onların zaferiyle sonuçlandı ve daha iyi anlaşılıyor ki kararlılık kazanım için büyük bir adım.


RAHATSIZLANAN İŞÇİ ARKADAŞIMIZ HAKKINDA BİZE ULAŞAN E-MAİL

Merhaba

1)      ARKADAŞIMIZ RAHATSIZLANDI!

2)       tekel direnişimizde  başından beri direnişte olan arkadaşımız, Salih İnceağaç şeker hastasıdır.

Arkadaşımız direnişimizin 23. gününde (bugün) saat 12.30 civarında,şekerinin 30'a düşmesi sonucu rahatsızlandı. Çağrılan ambulansca ilk müdahalesi yapıldı. Müdahaleyi gerçekleştiren doktor, şekerin 30'a düşmesinin hayati tehlike yarattığını, şekerinin biraz daha düşmesi durumunda hayatını kaybedebileceğini belirtti.

Arkadaşımız, yapılan müdahale sonucu iyi durumdadır.

Sağlığında yaşanan bu olumsuzluk, yaşadığımız koşullar neticesindedir. Gelişebilecek her olumsuzluğun sorumlusu, Tek Gıda -İş sendikası Başkanı ve yöneticileri olacaktır. Kamuoyuna duyururuz. 26.10.2010

      3) ilk 16 günümüzde yaşadıklarımızı arkadaşlarımızın kaleminden yayınlamıştık. 17. günden 22. günü kadar olan kısmını ekte gönderiyoruz.

 

 

      4) direnişimizi ziyaret ederek destek veren pınar sağ ve grup yorumla ilgili video görüntülerini ve direnişimizle ilgili her türlü gelişmeyi blog adresimizden  tekeldirenisi2010.blogspot.com
takip edebilirsiniz.

 

      5) sesimizin daha fazla kişiye ulaşması için size gönderdiğimiz bu maili elinizdeki adreslere göndermenizi rica ediyoruz

 

sevgi ve selamlarımızla...

 

DİRENİŞTEKİ TEKEL İŞÇİLERİ

--
HER YER TEKEL HER YER DİRENİŞ!
4 C'YE KÖLE OLMAYACAĞIZ!
İŞİMİZİ VE HAKLARIMIZI İSTİYORUZ!

tekeldirenisi2010.blogspot.com