Komünist Sol ve Enternasyonalist Anarşizm, Bölüm 1: Ortak Yönlerimiz

Birkaç yıldır, bazı anarşist birey ve gruplar ile EKA, tartışma için açık ve kardeşçe bir şekilde birçok engeli aşmayı başardı. Anarşizm ve marksizm arasındaki karşılıklı ilgisizlik ve reddediş yerini tartışma isteğine, diğerinin pozisyonlarını anlama ve uzlaşı ve ayrılık noktalarının dürüstçe ifade edilmesine bıraktı.

Bu yeni ifade biçimi Meksika'da, iki anarşist grup (GSL ve PAM[1]) ile bir komünist sol örgütü olan EKA'nın imzaladığı ortak bir broşürü mümkün kıldı. Son zamanlarda Fransa'da, Toulouse'taki CNT-AIT, EKA'yı bir toplantısına sunum yapmak üzere davet etti.[2] Almanya'da da birtakım bağlantılar mevcut.

Bu dinamik temelinde, EKA enternasyonalizmin anarşist hareket içerisindeki tarihi üzerine ciddi bir şekilde çalışmaya başladı. 2009 döneminde, 'Anarşistler ve emperyalist savaş' başlığı altında bir yazı dizisi yayınladık.[3] Amacımız, her emperyalist çelişki ile, anarşistlerin bir kısmının milliyetçilik tuzağından uzak durabildiklerini ve proleter enternasyonalizmini savunabildiklerini göstermekti. Bu yoldaşların, şovenizm ve savaşın barbarlığı ile çevrelenmiş olmalarına rağmen devrim ve dünya işçi sınıfı için uğraşmaya devam ettiklerini gösterdik.

EKA'nın, gerçekten insanlığın özgürleşmesi için mücadele eden devrimciler ile proleter mücadeleye ihanet edenleri ayıran gerçek bir nokta olarak enternasyonalizme verdiği önemin farkındayız; bu metinler savaş yanlısı anarşistlerin uzlaşmaz bir eleştirisidir ancak aynı zamanda hepsinin üzerinde, enternasyonalist anarşistlere bir selamlamadır!

Bunun yanısıra, amacımız her zaman doğru kavranmadı. Bir süredir bu yazı dizisi bazı kesimlerde mesafeli bir tepki ile karşılandı. Bir taraftan, bazı anarşistler bu metinleri kendi hareketlerine açıkça bir saldırı olarak gördüler. Diğer taraftan da, komünist solun ve EKA'nın bazı sempatizanları da “anarşistler ile uzlaşma” yönündeki bu çabalarımızı anlamadılar.[4]

Metinlerimizdeki bazı insanları sinirlendiren[5] bariz hatalar bir tarafa, bu görünür bir şekilde çelişkili eleştiriler aslında aynı kökeni paylaşıyordu. Onlar, anlaşmazlıkların ötesinde ve üzerinde, devrimcileri biraraya getiren başlıca unsurları görmedeki zorlukların açığa çıkmasını sağladılar.

Etiketlerin Ötesine Geçmek

Geleneksel olarak devrim mücadelesini ifadelendirenler iki kategoride sınıflandırılabilirler: marksistler ve anarşistler. Ve doğrusu aralarında önemli fikri ayrılıkları bulunmaktadır:

  • Merkeziyetçilik / Federalizm

  • Materyalizm / İdealizm

  • Geçiş dönemi ya da 'devletin dolaysız yıkılması'

  • 1917 Ekim Devrimi'ni ve Bolşevik partiyi tanıma ya da kınama

Bütün bu sorunlar kesinlikle çok önemliler. Sorumluluğumuz bunları es geçmemek ve onlar üzerine açıkça tartışmak. Ancak bunlar hala, EKA için “iki kampa” ayırmıyorlar. Somut bir şekilde, marxist olan örgütümüz, bunun enternasyonalist anarşist militanlar ile aynı tarafta ve marxist olduklarını iddia eden 'Komünist' ve Maoist partilere karşı olan proletaryanın mücadelesi olduğunu kabul ediyor. Peki neden?

Kapitalist toplumda, iki temel kamp bulunuyor: Burjuvazinin tarafı ve işçi sınıfının tarafı. İlkine ait olan bütün siyasi yapıları kınıyor ve mücadele ediyoruz. İkinci tarafta olanlarla net ve daima kardeşçe bir tutumla tartışıyor ve üyeleri ile yardımlaşmanın yollarını arıyoruz. Ancak gerçekte aynı 'marxist' etiketi altında burjuva ve gerici örgütler bulunuyor. Aynısı 'anarşist' etiketi için de geçerli.

Bu sadece bir “edebiyat parçalama” değil. Tarih, proletaryayı eli kalbinde savunduğunu iddia edenlerin gerçekte onu arkadan hançerlediği 'marksist' ve 'anarşist' örgüt örnekleri ile dolu. Alman sosyal demokrasisi, Rosa Luxemburg, Karl Liebnecht ve binlerce işçiyi alçakça öldürdüğü 1919'da kendisine 'marxist' diyordu. Stalinist partiler 'komünizm' ve (ya da aslında SSCB tarafından başı çekilen emperyalist bloğun çıkarları için) 'marksizm' adı altında, 1953'te Doğu Almanya'daki ve 1956'da Macaristan'daki ayaklanmaları kanlı bir şekilde bastırmıştı. 1937'de İspanya'da CNT'nin liderleri hükümette yer alması, Stalinist katiller için binlerce anarşist devrimciyi ezmek ve katliama tabi tutmak için bir bahane oluşturdu. Bugün, örneğin Fransa'da, aynı 'CNT' ismiyle, bir tarafta devrimci pozisyonları savunan (CNT-AIT) ve diğer tarafta katıksız 'reformist' ve gerici (CNT 'Vignoles') iki anarşist örgüt bulunuyor.[6]

Etiketlerin arkasına gizlenen yanlış arkadaşları tanımak hayati bir görevdir.

Ancak tersi bir tuzağa da düşmemeli ve dünyada 'devrimci gerçeği'n savunucularının yalnız bizler olmadığımıza inanmalıyız. Komünist militanlar hala çok ince bir zemin üzerindeler ve izolasyondan daha zararlı bir şey yok. Bu nedenle (ya marksist ya da anarşist olsun), işçi sınıfı siyasetiyle ilgisi olmayan dükkan sahibi zihniyeti ile kendi 'tekkesi'nin, kendi 'ailesi'nin taraftarı olan eğilime karşı da mücadele etmeliyiz. Devrimciler birbirleriyle yarışmazlar. Farklılıklar, anlaşmazlıklar, aynı zamanda ne kadar derin olursa, açık ve içtenlikle tartışıldıkları sürece, sınıf bilinci için o kadar zenginleşen bir kaynaktır. Enternasyonal ölçekte bağlantılar kurmak ve tartışmak mutlak gerekliliklerdir.

Ancak bunun için, 'marksist veya 'anarşist' etiketleriyle sabitleştirmeden (proletarya tarafından kapitalizmi yıkma perspektifini savunan) devrimciler ile (bir ya da daha fazla yolla, bu sistemin yaşamını sürdürmesine yardımcı olan) reaksiyonerler/gericileri nasıl ayıracağımızı bilmemiz gerekiyor.

Marksistleri ve Enternasyonalist Anarşistleri Birleştirenler

EKA için burjuva örgütleri proleter örgütlerden ayıran temel kriterler bulunuyor.

Kapitalizme karşı işçi sınıfının mücadelesini desteklemek, tarihsel aşamadaki bu mücadeledeki tehlikelere olan bakışı asla yitirmeden acil bir yoldan sömürü ile mücadele (örneğin grevler) anlamına geliyor: devrim yoluyla bu sömürü sistemini yıkmak. Bunu yapmak için, bir örgüt, burjuvazinin ister 'faşist' burjuvaziye karşı 'demokratik' burjuvaziyi ya da sağa karşı solu veya İsrail burjuvazisine karşı Filistin burjuvazisini, vb. ya da 'ehven-i şer' olanı 'kritik' veya 'taktik' hiçbir yolla asla desteklememelidir. Böyle bir yaklaşımın iki somut ifadesi vardır:

  1. Kapitalist sistemi ya da ona benzeyen biçimdeki bir sistemi yöneten ya da savunan partilere herhangi bir seçim desteği vermeyi veya işbirliğini reddetmek (sosyal demokrasi, Stalinizm, 'Chavismo/Chavezcilik', vb.)

  2. Her şeyden önce, herhangi bir savaş esnasında, bu, uzlaşmaz bir enternasyonalizmde ısrar etmek, şu ya da bu emperyalist kamp arasında seçim yapmayı reddetmek demektir. 20. yüzyılın bütün emperyalist savaşları sırasında olduğu gibi Birinci Dünya Savaşı sırasında da, savaşan tarafları destekleyen bütün bu yapılar enternasyonalizmin durduğu yeri terkettiler, işçi sınıfına ihanet ettiler ve burjuva kampa entegre oldular.[7]

Burada açıkça ifade edilen bu kriterler EKA'nın diğerlerini mahkum ederken niçin bazı anarşistleri mücadelede yoldaş olarak gördüğünü, neden tartışmak ve yardımlaşmak istediğini açıklıyor. Örneğin, biz KRAS ile savaş karşısında, özellikle Çeçenistan'daki savaş üzerine enternasyonalist deklerasyonlarını yayınlayarak ve selamlayarak yardımlaştık. EKA, bu anarşistleri, onlarla aramızdaki farklara rağmen, proleter kampın bir parçası olarak kabul ediyor. Onlar kendilerini açıkça teoride enternasyonalizmi savunan ama emperyalist savaşlarda dövüşen bir tarafı savunarak pratikte karşısında duran diğer anarşistler ve (Komünist partiler, Maoist ve Troçkistler gibi) 'Komünistler'den ayırıyorlar. Şunu unutmamalıyız ki; 1914'te, Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde ve 1917'de Rus devrimi gerçekleştiğinde, sosyal demokrasinin 'marksistler'inin büyük bir çoğunluğu, İspanyol CNT'si emperyalist savaşı kınarken ve devrimi desteklerken proletaryaya karşı burjuvazinin saflarında yer aldılar. O günlerin devrimci hareketleri sırasında, anarşistler ve marksistler, proleter dava için çalıştılar ve fikir ayrılıklarına rağmen aynı saflarda bulundular. Hatta dejenere olan 2. Enternasyonal'den ayrılan devrimci marksistler (Rusya'da Bolşevikler, Almanya'da Spartakistler, Hollanda'da Tribunistler, İtalya'da Absentionistler) ile birçok enternasyonalist anarşist gruplar arasında, dünya çağında örgütlü yardımlaşmayı geliştirme yönünde çabalar da bulunuyordu. Bu sürecin bir örneği de, sonradan vazgeçse de, başta Üçüncü Enternasyonal'e katılma ihtimalini düşünen bir örgüt olarak CNT ile verilebilir.[8]

Son bir örnek daha vermek gerekirse, bugün dünyanın birçok bölgesinde, birçok anarşist grup ve sadece enternasyonalist pozisyonları sürdüren değil aynı zamanda burjuvazinin bütün ideolojileri ve akımlarına karşı proletaryanın bağımsızlığı için dövüşen IWA'nın şubeleri bulunuyor:

  • Bu anarşistler doğrudan eylem ve kitlesel sınıf mücadelesi ile kitle meclisleri ve işçi konseylerindeki öz-örgütlülüğü savunuyorlar;

  • Onlar herhangi bir seçim sirkine katılmayı ve bu sirkte yer alan siyasi partileri, ne kadar radikal olursa olsun desteklemeyi reddediyorlar.

Kelimenin diğer anlamıyla, onlar çubuğu Birinci Enternasyonal'in temel prensiplerinden birisine büküyorlar: “işçilerin kurtuluşu, işçilerin kendi görevidir”. Bu yoldaşlar, devrim ve bir dünya insanlığı toplumu için mücadelenin bir parçasıdırlar.

EKA, işçi sınıfının bağımsızlığını savunan bu enternasyonalist anarşistler ile aynı safta yer alıyor. Evet, bizler onları, bizimle tartışmak ve yardımlaşmak isteyenlerle birlikte yoldaş olarak görüyoruz. Evet, biz aynı zamanda, anarşizm etiketi altında ulusalcı/milliyetçi ve reformist pozisyonları savunan ve esasta kapitalizmin savunucuları olanlardan bir tarafa, bu anarşist militanlar ile komünist sol arasında fazlaca ortak noktanın bulunduğunu düşünüyoruz.

Dünyadaki bütün devrimci gruplar ve unsurlar arasında yavaş yavaş gelişen diyaloglarda kaçınılmaz olarak hatalar, yapay tartışmalar, acemice formülasyonlar, anlaşmazlıklar ve büyük fikir ayrılıkları ortaya çıkacaktır. Ancak proleter mücadelenin ihtiyaçları, artık daha dayanılmaz ve barbar hale gelen bir kapitalizme karşı, dünya proleter devrimi perspektifinin kaçınılmazlığını, insanlığın kurtuluşunun ön sürecini hayati ve gerekli bir çaba, bir görev kılıyor. Ve bugün, birçok ülkede, marxizm ya da anarşizme başvuran (ya da her ikisine de açık olan) devrimci proleter azınlıkların ortaya çıkmasını gözlemliyorken, bu tartışma ve yardımlaşma görevi, istekli ve coşkulu bir cevap ile karşılığını bulmalıdır.

Bu serinin gelecek yazıları, tartışmada yaşanan zorluklar ve onları aşma yöntemleri üzerine olacak. Aynı zamanda yanlış bir şekilde geçmişte tarafımızdan bir solcu grup olarak yaftalanmış Britanya'daki Anarşist Federasyon'a daha ayrıntılı olarak göz atacağız.

EKA, 30/06/10

 

1. GSL: Grupo Socialista Libertario (Liberter Sosyalist Grup) (http://webgsl.wordpress.com); PAM: Proyecto Anarquista Metropolitano (Metropolitan Anarşist Proje) (http://proyectoanarquistametropolitano.blogspot.com)

2. Toplantı boyunca çok sıcak bir atmosfer hakimdi. Bununla ilgili raporu bu linkten okuyabilirsiniz: ‘Réunion CNT-AIT de Toulouse du 15 avril 2010: vers la constitution d'un creuset de réflexion dans le milieu internationaliste'

3. Bkz. ‘Anarşism ve emperyalist savaş', World Revolution 325-328. sayılar. Hepsi şu linkte mevcut: http://en.internationalism.org/2009/wr/325/anarchism-war1

4. Özelde, bazı yoldaşlar başlangıçta GSI/PAM/ICC broşüründen rahatsız oldular. Bizler yaklaşımımızı 'Anarşist geleneğin parçası olan yoldaşlara karşı tutumumuz nedir?' başlıklı bir İspanyolca metin ile açıklamaya çalıştık. (http://es.internationalism.org/node/2715)

5. Bazı anarşist yoldaşlar doğru bir şekilde bazı muğlak formülasyonlara ve hatta bu yazılardaki tarihsel hatalara işarete ettiler. Buna geri döneceğiz. Aynı zamanda, en çok göze çarpan yanlışları burada düzeltmek istiyoruz:

- Çeşitli yerlerinde, 'Anarşizm ve emperyalist savaş' yazı dizisi, sadece bir avuç unsur yaşamlarını tehlikeye atarak enternasyonalizmi savunuyorken anarşist hareketin büyük çoğunluğunun, Birinci Dünya Savaşı esnasında milliyetçiliğin tarafında yer aldığı öne sürüyordu. IWA'nın üyeleri tarafından tartışmaya açılan ve onların kendi araştırmalarıyla doğrulanan tarihsel unsurlar, gerçekte anarşistlerin birçoğunun 1914'ten bu yana savaşa karşı durduğu göstermişti (bazen enternasyonalizm ya da milliyetçilik-karşıtlığı veya pasifizm bayrağı altında).

- Bizi en zor duruma sokan (bugüne kadar kimsenin işaret etmediği) hata Mayıs 1937'deki Barcelona ayaklanması ile ilintiliydi. WR (World Revolution)'nin 326. sayısında biz şöyle yazmıştık: “Barcelona işçileri, 1937'de ayağa kalktıklarında, CNT Halk Cephesi ve Katalunya hükümetinin oluşturduğu baskı politikasının suç ortağıdır.” - Yazının Fransızca versiyonunda CNT yerine “anarşistler” ifadesi kullanılmıştı ve belirsizlik İngilizce versiyonunda da vardı çünkü gerçekte, Barcelona'da ayaklanan işçilerin büyük çoğunluğu CNT ve FAI'nin militanlarıydı ve Stalinist güruhlar tarafından örgütlenmiş baskının başlıca kurbanıydılar. Bu kıyımda “anarşistler”den ötesinde CNT liderliğinin ortak olmasının mahkum edilmesi daha doğru olurdu. Her durumda İspanya'daki savaş üzerine tuttuğumuz yerin gerçek içeriği 'İspanya'daki Olayların Dersleri' başlığı altında Bilan'ın 36. sayısında görülebilir. (Kasım 1936)

6. Vignoles adı onların ana merkezlerinin bulunduğu sokağın adından geliyor. ‘AIT' in anlamı ise Association Internationale des Travailleurs – Türkçe'de Enternasyonal İşçi Birliği.