Perşembe, Şubat 4, 2010 - 08:03 
Bugün genel grevin gerçekleşmesi, emekçilerin Tekel işçilerinin mücadelelerinin kendi mücadeleleri olarak gördüklerini gösteriyor. Emekçilerin birçoğu kendilerinin bu saldırılardan doğrudan etkileneceklerini görebiliyor. Türkiye'de, hükümetin özelleştirmeler yoluyla daraltmayı hedeflediği büyük bir kamu sektörü var. Bugün Tekel'de olanlar yarın diğer sektörlerde olacak. Tekel işçilerinin bugün doğrudan maruz kaldığı saldırılara yarın diğer sektörlerdeki işçiler maruz kalacak. Kamuda farklı isimlerle, farklı sektörlere dayatılan bu çalışma koşulları, özel sektör için de geçerli. Bunun yanı sıra giderek artan işsizliği düşünüldüğünde işçi sınıfının tümünün yaşam koşullarına ne denli büyük bir saldırının gerçekleştiğini görmek zor değil. Her birimiz kendi hayatımızın ne kadar yoksullaştığını zaten biliyoruz ama önemli olan kamuda olsun özel sektörde olsun bu saldırının genel bir saldırı olduğunun farkına varmak. Tekel işçilerinin onurlu mücadelesi, bu koşullar altında tüm işçi sınıfına bir umut oldu. Bugün onların kazanması, tüm işçi sınıfının kazanması anlamına geliyor. Bu mücadele çalışma ve yaşam koşullarına yöneltilen genel saldırıyı durdurma gücüne sahip. Tam da bu nedenle, emekçilerin bugün neden grevde, sokaklarda olması gerektiği çok açık.
Salı, Ocak 19, 2010 - 12:37
Emekçi, onurlu Şeker İşçisi kardeşlerimiz,
Bugün Tekel İşçisinin vermiş olduğu onurlu mücadele tüm emekçilerin, hakları elinden alınanlar için tarihi bir fırsattır. Bu fırsatı tepmemek adına siz emekçi kardeşlerimizi de bu onurlu mücadelenin içinde görmek bizi daha çok sevindirir ve güçlendirir.
Salı, Ocak 19, 2010 - 10:54
Ne kadar çok elimiz varmış meğer
İlkin, senin elinle tutuşan benimki
Sonra çocuklarınki
Gençlerinki
Tekel işçilerininki
Sonra, ellerin elleri...
Ne kadar çok elimiz oldu, baksana
Tutuşa tutuşa
Bir orman yangını gibi
Perşembe, Ocak 14, 2010 - 14:53
Türkiye son günlerde işçi sınıfının eylemleri ile çalkalanmakta. 25 Kasım'da gerçekleşen genel grevin ardından demiryolu işçileri, itfaiyeciler, sağlık emekçileri çeşitli eylemler, grevler ve mücadeleler gerçekleştirdi. Fakat son günlerde gerçekleşen işçi eylemlerinin içerisinde en fazla önce çıkan Tekel işçilerinin kararlı mücadelesi oldu.
Pazartesi, Aralık 7, 2009 - 13:25 Kriz yine bir kabus gibi çöktü üzerimize. Krizin ‘teğet geçtiği’ iddia edilen Türkiye’de resmi rakamlara göre işsizlik %15,5 gibi rekor bir orana ulaştı ki gerçek durumun çok daha kötü olduğunu herkes biliyor. Kamu sektöründe ise %2.5+%2.5’luk zamla devlet emekçilere enflasyonun bir hayli altı bir miktar vererek aslında bir maaş kesintisi yaptı. Krizin etkileri diğer ülkelerde de benzer şekilde: Nüfusun %35’inin saatlik 3,25 TL veya daha az para ile geçindiği Çin’de, hükümete göre krizin ‘geri dönüş’ünün ardından on iki milyondan fazla kişi işsiz kaldı. ABD’de geçtiğimiz sene 2,6 milyon insan işsiz kaldı ve bu sene, bu rakama iki milyon kişi daha eklendi.
Cumartesi, Temmuz 11, 2009 - 16:17
Dünyanın her yanında işçi sınıfı gittikçe daha dayanılmaz hale gelen sömürü ve sefalet koşullarına maruz bırakılıyor. Ve burjuvazinin riyakarca "gelişmekte olan ülkeler" dediği ülkelerde işçilere davardan farklı davranılmıyor. Fakat birkaç yıldır işte bu ücretli köleler gittikçe artan bir direniş içerisindeler. Mısır'da, Dubai'de ya da Vietnam'da mayalanan ve her seferinde on binlerce işçinin katıldığı ayaklanmalar ara sıra patlak veriyor.
Cumartesi, Temmuz 11, 2009 - 16:13 Aşağıda, 8 Latin Amerika ülkesinden 7 grup ve örgütün, yakın zamanda gerçekleştirdikleri bir enternasyonalist toplantıdan ortak olarak çıkardıkları bir bildiriyi yayınlıyoruz.
Cumartesi, Mayıs 2, 2009 - 06:28 “Sessizliğimizin bugün boğduğunuz seslerden daha kuvvetli olacağı gün gelecek…”
1886 yılında, Haymarket ayaklanmasının ardından öldürülen anarşist işçilerden August Spies asılmadan hemen önce bu sözleri söylemişti. Yüz yıldan uzun bir süredir, dünya işçi sınıfı, sekiz saatlik iş günü için gerçekleşen Haymarket ayaklanmasının ardından katledilen işçilerin anısını, 1 Mayıs’ı proletaryanın uluslararası dayanışma gününe dönüştürerek yaşatmaktadır.
Cuma, Mayıs 1, 2009 - 07:55 Ereğli’de Olanları Biliyor musunuz?
Geçen hafta içinde yaşadığımız krizde milyonlarca işçinin yaşadığı durumun bir örneği Ereğli’de de gerçekleşti. Ereğli’deki bir fabrikanın patronu kriz dolayısıyla düşen karlarını telafi etmek için işçilerin bir kısmının ekmeğini ellerinden almaya karar verdi. Bunun üzerine sendika patronu fabrika patronuna daha karlı bir teklifle gitti. Buna göre işçilerin ücretinden yüzde 35’lik bir kesinti yaparsa patron, hem işçi kovmak zorunda kalmayacak, hem de krizin bedelini işçilere ödetebilecekti. İşçiler ise bu durum karşısında sessiz kalmadılar ve sendika binasına doğru bir protesto yürüyüşü yaptılar. İşte 1 Mayıs’a girerken sadece Türkiye değil bütün dünyada da işçi sınıfının durumu Ereğli’deki işçilerle aynı. Kriz karşısında karları düşen ve işçi çıkararak toplumu daha yoksullaştırarak içlerinde bulundukları borç batağından kurtulmaya çalışan patronlar her yerde devletçi çözümlere, işçi düşmanı sendikalara ve sözde solcu ideologlara sarılıyorlar. Peki, bu krizin doğası nedir?
Pazar, Mart 1, 2009 - 18:27 EKA'nın sol kongreleri sırasında, Komünist
Sol'un tavırlarına doğru bir yönelim içerisinde olan birey ve grupların
belirmesine yönelik uluslar arası bir eğilime işaret etmiş ve hem bu sürecin öneminin,
hem de bunun örgütümüze yüklediği sorumluluğun altını çizmiştik...
Dünya Devrimi
Perşembe, Şubat 4, 2010 - 19:22
Katiller... Kapitalizm, onun devletleri, onun burjuvazisi yalnız katillerdir, başka hiçbir şey değillerdir. On binlerce insan, bu insanlık dışı düzen yüzünden bir anda yaşamlarını yitirdi.
12 Ocak Salı günü, yerel saat ile 16:53'te, 7 şiddetinde bir deprem Haiti'yi paramparça etti. İki milyon kişiyi barındıran ahtapotvari bir gecekondu mahallesi olan başken Port-au-Prince toprağa gömüldü. Akılalmaz sayıda insan öldü. Her geçen saat yeni cesetler bulunuyor. Felaketten dört gün sonra, 15 Ocak Cuma günü, Fransız Kızıl Haç örgütünün tahminine göre ölü sayısı 40 bin ile 50 bin arasındaydı ve çok sayıda insan ağır yaralı idi veya sakat kalmış idi. Bu kuruluşa göre, deprek 4 milyon kişiyi doğrudan etkiledi. Birkaç saniyede 200,000 aile şurdan burdan toplanmış parçalar ile yapılmış 'evlerinden' oldular. Devasa binalar iskambil kağıdından yapılan evlermişçesine yerlebir oldular. Zaten hasarlı yollar, havaalanı, antik demiryolları: hiçbiri depreme dayanamadı.
Perşembe, Şubat 4, 2010 - 19:19
Aralık ayında İran'da yine kitlesel eylemler baş gösterdi. 'Muhalif' molla Büyük Ayetullah Hüseyin Ali Muntazeri'nin Qom'da gerçekleşen cenazesinde yüzbinlerce insan sokağa döküldü ve Aşure vaktine gelininceye kadar bütün ülkede protestocular ile güvenlik güçleri arasında çatışmalar başlamıştı ve İran devlet televizyonuna göre 15 kişi hayatını kaybetmiş, ve binlerce kişi tutuklanmıştı. İran dışından gelen kaynaklara göre ise, ölü sayısı iddia edilenin bir hayli üstündeydi ve polislerin eylemcilere ateş açmayı reddedip onların saflarına katılmaları ve eylemcilerin bir polis istasyonuna saldırıp ele geçirmesi gibi olaylar gerçekleşmişti.
Perşembe, Şubat 4, 2010 - 19:14
Bir sene önce Yunanistan sokaklarında, polisin Alexandros Grigopoulos isimli genç bir anarşisti katletmesinin ardından devasa mücadeleler gerçekleşmişti. Öte yandan sokaklarda, okullarda ve üniversitelerde gerçekleşen bu hareket, iş yerlerindeki mücadele ile bağlar kurmakta ciddi bir biçimde zorlanmıştı. Hareketi destek amaçlı tek bir grev gerçekleşti. Bu grev, ilk okul öğretmenlerinin yalnızca sabah saatlerinde gerçekleşmiş olan greviydi. Oysa Yunanistan'daki bu hareketin gerçekleştiği sırada, bir genel grev içeren kitlesel işçi eylemleri de olmaktaydı.Bağlantılar buna rağmen kurulamadı.
Çarşamba, Ocak 20, 2010 - 23:50
14 Aralık 2009'da onlarca şehirde bulunan Tekel işletmelerinde çalışan binlerce işçi, evlerinden, ailelerinden ayrılarak, kendilerine sermaye düzeni tarafından dayatılan korkunç koşullara karşı mücadele edebilmek için Ankara'ya doğru yola çıktılar. Tekel işçilerinin yakın zamanda ilk ayını tamamlamış olan bu onurlu mücadelesi, bütün işçilerin katılacağı bir grev fikrini gündeme taşıyarak, kısa zamanda bütün ülkedeki işçi sınıfı hareketinin başını çekmeye başladı. Bizim burada aktarmaya çalışacağımız, Tekel mücadelesinde şu ana kadar olanların hikayesidir. Unutulmamalıdır ki, anlatılan yalnızca Tekel işçilerinin değil, dünyadaki bütün işçilerin hikayesidir. Sınıfımızın mücadelesini ileriye taşıyan onurlu Tekel işçilerine, hem kararlı direnişlerinden, hem de yaşadıklarını, deneyimlerini, düşüncelerini bize aktararak böylesi bir çalışmayı mümkün kılmalarından dolayı, sıcak bir teşekkürü borç biliriz.
Cumartesi, Temmuz 11, 2009 - 12:00
TEŞVİK VE İSTİHDAM PAKETİ
Başbakan Erdoğan, 4 Haziran'da açıkladığı Teşvik ve İstihdam paketinin kriz ortamını fırsata çevirmek ve rekabet gücünü artırmak amacıyla yürürlüğe koyulduğunu bu sistemden faydalanacak yatırımların en kısa sürede hayata geçirilmesinin hedeflendiğini belirtti.
Cumartesi, Temmuz 11, 2009 - 12:00
İngiltere’de, Mart 1984’te başlayıp Mart 1985’e kadar süren büyük madenci grevinin üzerinden 25 yıl geçti. Yaklaşık 120.000 işçi, bir yıl boyunca grevdeydi. Bugün bu deneyimin tarihin soyut akademik bir parçası olarak değil; işçi sınıfı ve komünistler için grevin kendisinden dersler çıkarma ve içinde bulunduğumuz tarihsel koşulları anlama fırsatı olarak ele alınması gerekiyor.
Cumartesi, Temmuz 11, 2009 - 12:00 Aşağıda yayınladığımız parlamentarizm üzerine tezler, 1921’de kurulacak olan İtalya Komünist Partisi’nin çekirdeğini oluşturmuş olan İtalya Sosyalist Partisi içerisindeki parlamentarizm karşıtı komünist fraksiyon adına Amadeo Bordiga tarafından kaleme alınmıştır.
Cumartesi, Temmuz 11, 2009 - 12:00 Arka kapakta yayınladığımız yazı Edirne-Giyim fabrikasında Türk-İş tarafından gerçekleştirilen bir grev üzerine yazılan bir değerlendirmedir. Örgütümüze üye olmasa da sendikalar konusunda bize çok benzer yaklaşımlara sahip olan, Edirne’den “işsiz-öğrenci” bir yoldaş tarafından yazılmıştır. Bu değerlendirme Bursa’daki “Sınıf(sız)” adlı bağımsız bir işçi bülteninin 4. Sayısında da yayınlanmıştır (bu sayının elimizdeki bir pdf örneğini edinmek isteyenler
Cumartesi, Temmuz 11, 2009 - 12:00
İŞÇİ HAREKETİ VE KIZIL SENDİKALAR
Türkiye'de işçi hareketinin, sendikalizmin ve sendikaların tarihini incelemek çerçevesinde Dünya Devrimi'nin geçtiğimiz sayısında başladığımız yazı dizisine bu sayıda devam ediyoruz. Osmanlı İmparatorluğu'ndaki işçi hareketini, sendikaları ve sosyalizmi anlatan ilk yazımızı şu şekilde bitirmiştik:
Cumartesi, Temmuz 11, 2009 - 12:00
SENDİKALAR YIKILMADAN İŞÇİLER ÖZGÜRLEŞEMEYECEK!
Edirne'de Kapıkule yolu üzerine kurulu bulunan Edirne Giyim fabrikasında iki haftadır sürmekte olan bir grev gerçekleşmekte. Ancak elbette bu “grev” bildiğimiz grevlerden epey bir farklılık taşımakta. Şöyle ki; yaklaşık bin işçinin çalıştığı fabrikada yalnızca 4 işyeri temsilcisi greve çıkmış bulunmakta.
|