Bir Kuşağın Yokedilişi: Kızıl Kitap

Moskova duruşmaları, nam-ı diğer savcı Vishinsky davası. Büyük temizlik olarak tarihe geçen bu dava binlerce kişinin yargılanıp ölüme mahkum edilerek infaz edilmesiyle son buldu. Belki de tarihteki en büyük siyasi temizlik harekatlarından biriydi. 1936-1938 yılları arasında yaşanan bu tasfiye, stalinist sovyet hükümetinin, ikinci dünya savaşı öncesi yaşanan emperyalist gerilimlere hazırlığının bir parçasıydı. Zira Stalin, kendi iktidarını güçlendirmek için devrim önecesinden gelen ne kadar bolşevik kodro varsa hepsini tasfiye etmek istiyordu. Bu tasfiye süreci ise sovyetlerin baş düşmanı ilan edilen “troçkist terör” suçlamasıyla yapıldı. O yıllarda hayatta olan Troçki'nin büyük oğlu Lev Sedov, yaşanan bu stalinist teröre ve onun argümanlarına karşı dava sürecini yakından takip ederek yaşananların arka planını aydınlatma ve yapılan komployu açığa çıkartmak için “1936 Moskova Duruşmaları Üzerine Kızıl Kitap” isimli kitabı yazdı. Sedov, duruşmalar ve büyük temizlik sürerken 16 Şubat 1938'de Sovyet gizli polisi GPU tarafından katledildi.

Kitap, Kirov'un ölümünün Stalin için nasıl bir işleve sahip olduğunu ve Kirov'un cesedinin Stalin'in elinde muhalefeti bastırmak için bir sopaya dönüşmesi sürecini, yargılamaları ve cinayetin troçkizimle ilişkilendirilmesini anlatmakta. Kirov, Stalin için güçlü bir muhalif olmasa da popüler bir lider olması, sol muhalefete Stalin kadar sert bakmıyor olmasından kaynaklı devre dışı bırakılması gereken biri olarak değerlendirilebilir. Kitapta bu kısımlara çok değinilmese de Kirov cinayetinin Stalin tarafından nasıl örgütlendiğini kanıtlarıyla açıklamakta. Kirov cinayeti, Stalin için bir taşla iki kuş vurmak anlamına geliyordu; ilki Kirov gibi olası bir iktidar adayının, diğeri ise Zivovyev, Kamanev ve diğer devrim öncesi bolşevik kadroların tasfiyesi. Kirov cinayetinin şahidi olan kim varsa, bunlar GPU'nun başındaki Yagoda, Kirov'un yakın arkadaşı Orjonikidze ve birçok insan sırf bu nedenden dolayı ya öldürüldüler ya da intihara zorlandılar.

Sedov duruşmalar sürecini anlatmakla beraber, Kamanev ve Zinovyev'in politik yalpalamalarına da değinerek esasen başlatılan bu dava sürecinin siyasi tahlilini de yapmakta. Aynı zamanda kitapta Stalin'in kendi iktidarını Kirov cinayeti gibi komplolar dışında hangi yöntemlerle de yürüttüğüne de değinilmekte. Sedov'un anlattıklarından hareketle şu sonuçlara varabiliriz: Kamanev ve Zinovyev'in defalarca partiden ihraç edilip geri alınmaları ve her dönüşlerinde Stalin'e biraz daha biat etmeleri onları ölüm mangasının önüne çıkarmaktan kurtaramadı. Bu stalinst rejimin kendi iktidarını güçlendirme süreciydi ve ekim öncesi parti pozisyonlarından kopan bu şahsiyetler, Stalin'in elinde oyuncağa dönüştüler.

O yıllara gelindiğinde parti, eski politik yapısını kaybetmiş ve “Tek Ülkede Sosyalizm”in inşası adı altında kapitalist restorasyonun işçi sınıfı üzerinde hüküm sürdüğü yıllardı. Dolayısıyla sınıfın iktidarından, dünya devriminden kopmuş ve dava sürecine kadar yaşananlardan çok da rahatsız olmamışlardı. Zinovyev ve Kamanev'in Troyka sonrası muhalefeti, Bukharin'in sağ muhalefetin başını çekmesi, bunların hepsi sadece stalinist siyasi iktidarına karşı yapılan bir muhalefetti; dolayısıyla bu zeminden marksist bir siyaset üretilmesi mümkün değildi, zira marksizmle ara epey açılmıştı. Bu noktaya gelindiğinde ise zaten yapacak çok fazla şey yoktu.

Kitap yazıldığı yıllarda muhallefetin elinde Stalin'in komplarına karşı önemli bir argüman olmuş olabilir. Hatta bugün dahi, stalizme karşı bir argüman olarak kullanılabilir. Fakat bugünden kitabın yazıldığı döneme bakarsak, belli eleştiriler getirmek durumundayız. Sedov ve özellikle de Troçki'nin hatası sovyetlerin, hala bir işçi devleti olabileceği yanılsamasına sahip olmalarıydı. Bu nedenden dolayı, Stalin'in tasfiyesi üzerinden muhalefet etmekteydiler. “Sol Muhalefet”, Stalin'in kirli oyunlarının teşhir edilmesiyle sovyetlerde güç kazanacağını da hesaplamaktaydı. Kitabın da bu amaçla kaleme alınması normal olarak rasyonal görünmekte. Fakat kapitalizmin işçi sınıfı üzerinde iktisadi ve siyasi hüküm sürdüğü sovyerlerde, troçkist hareketin ya da Troçki'nin işçi sınıfı ve dünya devrimi açısından şansı neydi? Troçki'nin o günkü yaklaşımını ele alırsak, bir şansa sahip olabilmesi mümkün değildi. Belki de devrimin yenilgiye uğradığı ve karşı-devrimin zafer kazandığı görülseydi, sovyetlerdeki sorunun Stalin'le başlamadığını ve Stalin'in gitmesiyle bitmeyeceği anlaşılabilirdi.

Sedov bu kitabı yazarak sovyetlerdeki devlet kapitalizminin inşasının siyasi hesaplaşmalarını görme şansını bize sağlamış oldu. Kitap, aynı zamanda Stalin iktidarının harcını bolşeviklerin kanıyla kararken nasıl bir profesyonal katil olduğunu gözler önüne sermekte. Kapitalizm, Bolşevik partinin Ekim Devrimi kuşağından Stalin'in şahsında Moskova Duruşmalarıyla öcaldığını söyleyebiliriz. Bu trajedinin tanıklığını yapan Kızıl Kitap okunmayı hak ediyor.

Süleyman