Published by: DünyaDevrimi
09/09/2011 - 00:46
savas.jpg

Temmuz ayı ortalarında devlet ile PKK arasında süren savaşın alevlenmesinin ardından geçen iki ay içerisinde toplamda sayıları yüzlerce olan asker, gerilla ve sivil hayatını kaybetti. Gerek hükümet ve devlet cephesinde, gerekse PKK cephesinde şimdi büyük ölçüde savaş çığırtkanlığı başlamış vaziyette. Siyasetçiler verdikleri demeçlerde ölüm tehditleri yağdırıyor; PKK ise, bize güçleri yetmez, hodri meydan diye cevap veriyor.

Published by: DünyaDevrimi
08/09/2011 - 01:46
mihriBelli.jpg

"Kel ölür, sırma saçlı olur; kör ölür, badem gözlü olur" ölülerin ardından düzülen mehtiyelere gizli bir tepki ifade eden, asırlardır söylenegelmiş bir sözdür. Asırlardır söylenegelmiş bu sözü, çalışan insanlar genellikle sevdikleri, yakınları, komşuları, iş arkadaşları, köylüleri ve benzerlerinin arkasından akıllarına getirmezler. İsmi cisminin önünde giden, şu veya bu biçimle şan söhret hediye edilmiş olma ayrıcalığına sahip olsa da pek de sevilmeyenlerin arkasından söylenen sözlerdendir genelde..."

Published by: DünyaDevrimi
07/09/2011 - 04:44
israel-tentProtests.jpg

İsrail'de geçtiğimiz haftalarda yüzbinlerce kişi baş döndürücü yaşam maliyetlerini, ortalama insanların barınacak yer bulmalarının giderek imkansızlaşmasını ve refah hizmetlerinin kaldırılmasını protesto etmek için sokaklara döküldüler. Eylemciler “toplumsal adalet” çağrısı yapıyor, bir yandan da pek çoğu “devrim”den söz ediyorlar. Şimdi Yunanistan ve İspanya'ya sıçramış olan Arap dünyası kalkışmalar dalgasından etkilendiklerini açık açık ifade ediyorlar. Utanmaz sağcı politikaları geniş bir halk desteği kazanmış gibi görünen İsrail Başbakanı Netenyahu, birden bire Mısır ve Suriye gibi ülkelerin diktatörleriyle (yani şu esnada eylemcileri kurşunlattığı için yargılanmakla karşı karşı olan Mübarek ve rejime tepkisi giderek artan bir nüfusa karşı cani katliamlar emreden Esad ile) kıyaslanıyor.

Published by: DünyaDevrimi
07/09/2011 - 03:57
england-londonRiots.jpg

İngiltere'de patlak veren isyanların ardından, hakim sınıfın sözcüleri – hükümet, siyasetçiler, basın vs. - bizi geleceğe dair 'programlarını' desteklememiz amacıyla kulakları sağır edici bir kampanyaya maruz bırakıyorlar: derinleşen kemer sıkma politikaları ve şikayet eden kim olursa artan baskı koşulları.

Published by: DünyaDevrimi
22/07/2011 - 01:06
turk-is_isgal_26_mayis_09.jpg

Geçtiğimiz birkaç yılda özellikle Türkiye'deki sınıf mücadelesinin ileri çıkan dinamikleri olarak döneme damgasını vuran TEKEL Direnişi ve Direnişteki İşçiler Platformu gibi örnekler ile karşılaşmıştık. Şimdi de sitemizden Türk-İş Konfederasyonu'na üye 6 sendikanın üye işçilerinin Türk-İş'in geride kalan süre zarfında işçi sınıfı için "ne yaptığını" ifade ettikleri bir basın bildirisini yayınlıyoruz. Her ne kadar işçi sınıfının yararına reformlar (tıpkı son dönemde kıdem tazminatının kaldırılmasına dair spekülasyonları da içeren ve reformlar şöyle dursun, varolan hakların gaspına yönelik dünya çapında bir saldırının gündemde olduğu şu günlerde) mümkün olmadığı gibi bildiride ifade edilen "demokratik", "şeffaf" ve "temiz" sendikaların varlığı olası olmasa da, işçi sınıfının yararına elde tuttukları hiçbir yetileri kalmasa da, sendikaları "içeriden" sorgulayan bu çıkışı anlamlı buluyoruz.

Published by: DünyaDevrimi
19/04/2011 - 02:00
sağlık işçileri grevi.jpg

Bugün sağlık işçileri iki gün sürecek greve başladılar. Artık herkes sağlık işçilerinin ne kadar zor koşullarda çalıştığını biliyor: Uzun çalışma saatleri ve düşük ücretler. Yeni düzenlemelerle ve bekleyen yasa tasarıları ile ise uzun çalışma saatleri, düşük ücret ve güvencesiz çalışma kural haline getiriliyor. Ancak bu durum sadece sağlık işçilerini değil, işçi sınıfının tamamını ilgilendiriyor.

Published by: DünyaDevrimi
02/05/2010 - 20:32

Yunan devleti en sonunda IMF'den yardım istedi. IMF, 1970'lerde İngiltere'den sonra hiçbir Batı Avrupa ülkesinde müdahalede bulunmak zorunda kalmamıştı. Avrupa Birliği ve IMF ile 45 milyar avroluk bir yardım paketi ayarlandı. Tabii ki böylesi paketler öylesine bedavaya verilmiyor. "Yapısal düzenleme" diye bilinen bir dizi koşulla geliyor bu paketler. Gündelik dile uyarlayacak olursa, bu tabiri "işçi sınıfına saldırılar" diye çevirebiliriz, zira Yunanistan'daki durum nazarında, bu işçilerin bütün kesimlerine, özellikle de şu ana dek krizin en kötü etkilerinden mağdur olmamış olan kamu sektörüne saldırıları ifade ediyor. Şüphesiz bu biraz da göreceli, zira burjuva basını dahi "ortalama Yunanlı'nın" bu önlemler duyurulduğundan beri %30'luk bir gelir kaybı yaşadığını ortaya koyuyor.

Published by: DünyaDevrimi
02/05/2010 - 20:51

ANKARA DENEYİMİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ 2007'de gerçekleşen Türk Telekom grevinin ardından, yayın organlarımızda bu mücadelenin işçi sınıfı için ne ifade ettiğine dair açık bir tartışma yürütmüştük. Bu defa da, aynı şeyi, TEKEL grevinin ortaya attığı meselelere dair yapmak istiyoruz. İşçilerin, böylesi deneyimlerden nasıl dersler çıkartılabileceğini ve bu derslerin gelecek mücadelelere nasıl uygulanabileceğini tartışmalarının önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu yazıyı hazırlama amacımız da böylesi önemli bir tartışma açabileceğini umduğumuz bazı soruları ortaya atmaktır.

Published by: DünyaDevrimi
02/05/2010 - 20:47

2 Mart'ta çadırlar tüm karşı çıkışlarımıza rağmen sendika ağaları tarafından dağıtılıp illerimize dönmemiz istenip Türk-İş'in önü boşaltıldı. Biz 70-80 kişi, Ankara'da kalıp neler yapabileceğimizi 3 gün boyunca tartıştık. 3 gün sonunda 60 arkadaşımız illerine döndü. Ben ve 20 kadar arkadaşım 2 gün daha kaldık yani Ankara direnişimiz 78 gün sürse de bizler 83 gün kaldık. Direnişi daha ileriye taşımak için çok sıkı çalışmamız gerektiğine hem fikir olduk ve ben de Adıyaman'a döndüm. Ankara'dan döner dönmez Gaziantep'teki Çemen Tekstil direnişine destek olmak için 40 arkadaşımla beraber Çemen Tekstildeki sınıf kardeşlerimizi ziyaret ettik. Tekel direnişi sınıfa artık örnek oluyordu. Ben de bir Tekel emekçisi olarak hem gururluydum hem de sınıfımız için birçok şey yapabileceğimizi ve sınıfımıza daha fazla katkı sağlamalıydım. Ekonomik durumum el vermese bile 83 gün boyunca yaşadığım yorgunluk ve birçok rahatsızlığa rağmen bu süreci daha ileriye taşımak için elimden gelenin daha fazlasını yapmalıydım. Yapmamız gereken resmi bir komite kurup süreci elimize almaktı. Resmi olmasa da her ilden arkadaşlarla irtibatı kesmeden komiteyi oluşturmaktı çünkü 1 Nisan'da Ankara'ya tekrar gidecektik.

Published by: DünyaDevrimi
02/05/2010 - 20:40

Son zamanlarda basın devrimlerden söz ediyordu ve televizyonlarımızda kitlesel sokak protestoları ve şiddeti görüyorduk. Kırgızistan'da silahlı işçiler hükümeti devirdiler. Tayland'da 'kızıl gömleklilerin' kitlesel siyasi protestoları bir ayı aşkın süredir devam etmekteydi. Komünistler için bu hareketlerin doğası nedir sorusunu sormak önemlidir.

Published by: DünyaDevrimi
02/05/2010 - 20:23

Önümüzdeki yazın Haziran ayında, bütün futbol hayranlarının bildiği üzere, Güney Afrika’da Dünya Kupası gerçekleşecek. Türkiye’nin bu dünya kupasına katılamamış oluşu, ülkedeki insanlarının bebeklerinin ‘kutlama’ ateşine kurban gitmelerini ve büyük şehirlerdeki bar ve kafelerde yabancıların yanlış futbol takımını tuttukları için kötü davranışlara ve saldırılara maruz kalışının önüne geçecek. Başka ülkelerde yaşayan insanlar bu kadar şanslı olmayabilirler. İnsanların futbol izlemesinde bundan hoşlanmasında hiçbir sıkıntı olmamakla birlikte, futbolun hakim sınıf tarafından milliyetçilik pompalamak ve işçi sınıfını bölmek için sıkça kullanıldığını vurgulamak gerekli. Böylesi durumlar yalnızca milli takımlar arasındaki maçlarda da gerçekleşmiyor. Bu ülkede ne zaman büyük bir takım Şampiyonlar Ligi veya Avrupa Ligi’nde oynasa, benzeri bir atmosfer geliştiğine şahit olduk. Galatasaray’ın 2000’de gerçekleşen UEFA kupası zaferi, yarı final maçı sırasında iki, final maçı sırasında ise üç kişinin bıçaklanarak hayatlarını kaybetmelerini de beraberinde getirmişti.

Published by: DünyaDevrimi
02/05/2010 - 21:06

Türkiye çapında, 2010 yılının ilk aylarına damgasını vuran sınıf mücadeleleri oldu. 2003'ten beri uluslararası olarak yükselişte olan mücade dalgası sonunda Türkiye'de yansımasını bulurken, ülkedeki işçi sınıfı da, mücadele içerisindeki işçilerin de değimiyle, 90'lardaki mücadelelerin yenilgisinin ardından üzerinde birikmiş "ölü toprağı"nı atmaya koyuldu.

Published by: DünyaDevrimi
04/02/2010 - 22:22
Scenes-from-Port-au-Princ-003.jpg
Katiller... Kapitalizm, onun devletleri, onun burjuvazisi yalnız katillerdir, başka hiçbir şey değillerdir. On binlerce insan, bu insanlık dışı düzen yüzünden bir anda yaşamlarını yitirdi. 12 Ocak Salı günü, yerel saat ile 16:53'te, 7 şiddetinde bir deprem Haiti'yi paramparça etti. İki milyon kişiyi barındıran ahtapotvari bir gecekondu mahallesi olan başken Port-au-Prince toprağa gömüldü. Akılalmaz sayıda insan öldü. Her geçen saat yeni cesetler bulunuyor. Felaketten dört gün sonra, 15 Ocak Cuma günü, Fransız Kızıl Haç örgütünün tahminine göre ölü sayısı 40 bin ile 50 bin arasındaydı ve çok sayıda insan ağır yaralı idi veya sakat kalmış idi. Bu kuruluşa göre, deprek 4 milyon kişiyi doğrudan etkiledi. Birkaç saniyede 200,000 aile şurdan burdan toplanmış parçalar ile yapılmış 'evlerinden' oldular. Devasa binalar iskambil kağıdından yapılan evlermişçesine yerlebir oldular. Zaten hasarlı yollar, havaalanı, antik demiryolları: hiçbiri depreme dayanamadı.
Published by: DünyaDevrimi
04/02/2010 - 22:14
2351057391_e92bf24394.jpg
Bir sene önce Yunanistan sokaklarında, polisin Alexandros Grigopoulos isimli genç bir anarşisti katletmesinin ardından devasa mücadeleler gerçekleşmişti. Öte yandan sokaklarda, okullarda ve üniversitelerde gerçekleşen bu hareket, iş yerlerindeki mücadele ile bağlar kurmakta ciddi bir biçimde zorlanmıştı. Hareketi destek amaçlı tek bir grev gerçekleşti. Bu grev, ilk okul öğretmenlerinin yalnızca sabah saatlerinde gerçekleşmiş olan greviydi. Oysa Yunanistan'daki bu hareketin gerçekleştiği sırada, bir genel grev içeren kitlesel işçi eylemleri de olmaktaydı.Bağlantılar buna rağmen kurulamadı.
Published by: EKA
23/05/2010 - 22:30
zonguldak1.jpg
Merhaba kadın ve erkek işçiler, emekçiler; Hepinizi Tekel, İSKİ, İtfaiye, Esenyurt Belediyesi işçileri adına selamlıyorum. Arkadaşlar, Bugün her zamankinden daha fazla öfkeliyiz, hüzünlüyüz. Zonguldak'ta 32 madencinin yaşadığı katliamı başbakan "kader" diye açıklıyor. Madene inen işçilerin ölmesini makul görüyor. Eğer madenciysen Başbakan ve Çalışma Bakanı için ölmen işin bir parçası sayılıyor. Oysa biliyoruz ki, Karadon Bölgesindeki kazada öldürülen işçiler, gerekli önlemler alınmış olsaydı ölmeyecekti.
Published by: DünyaDevrimi
11/07/2009 - 15:00
clip_image002.jpg

İngiltere’de, Mart 1984’te başlayıp Mart 1985’e kadar süren büyük madenci grevinin üzerinden 25 yıl geçti. Yaklaşık 120.000 işçi, bir yıl boyunca grevdeydi. Bugün bu deneyimin tarihin soyut akademik bir parçası olarak değil; işçi sınıfı ve komünistler için grevin kendisinden dersler çıkarma ve içinde bulunduğumuz tarihsel koşulları anlama fırsatı olarak ele alınması gerekiyor.

Published by: DünyaDevrimi
11/07/2009 - 15:00

Arka kapakta yayınladığımız yazı Edirne-Giyim fabrikasında Türk-İş tarafından gerçekleştirilen bir grev üzerine yazılan bir değerlendirmedir. Örgütümüze üye olmasa da sendikalar konusunda bize çok benzer yaklaşımlara sahip olan, Edirne’den “işsiz-öğrenci” bir yoldaş tarafından yazılmıştır. Bu değerlendirme Bursa’daki “Sınıf(sız)” adlı bağımsız bir işçi bülteninin 4. Sayısında da yayınlanmıştır (bu sayının elimizdeki bir pdf örneğini edinmek isteyenler

Published by: DünyaDevrimi
11/07/2009 - 15:00

Aşağıda yayınladığımız parlamentarizm üzerine tezler, 1921’de kurulacak olan İtalya Komünist Partisi’nin çekirdeğini oluşturmuş olan İtalya Sosyalist Partisi içerisindeki parlamentarizm karşıtı komünist fraksiyon adına Amadeo Bordiga tarafından kaleme alınmıştır.

Published by: DünyaDevrimi
11/07/2009 - 15:00
clip_image002.jpg

TEŞVİK VE İSTİHDAM PAKETİ Başbakan Erdoğan, 4 Haziran'da açıkladığı Teşvik ve İstihdam paketinin kriz ortamını fırsata çevirmek ve rekabet gücünü artırmak amacıyla yürürlüğe koyulduğunu bu sistemden faydalanacak yatırımların en kısa sürede hayata geçirilmesinin hedeflendiğini belirtti.

Published by: DünyaDevrimi
11/07/2009 - 15:00
clip_image002.jpg

SENDİKALAR YIKILMADAN İŞÇİLER ÖZGÜRLEŞEMEYECEK! Edirne'de Kapıkule yolu üzerine kurulu bulunan Edirne Giyim fabrikasında iki haftadır sürmekte olan bir grev gerçekleşmekte. Ancak elbette bu “grev” bildiğimiz grevlerden epey bir farklılık taşımakta. Şöyle ki; yaklaşık bin işçinin çalıştığı fabrikada yalnızca 4 işyeri temsilcisi greve çıkmış bulunmakta.